Sosyal Ağların Hayatımıza Etkileri

İnternet Berkay Eren Ürün

Sosyal ağ terimi 2006’da Facebook ve Twitter’ın halkın kullanımına açılmasıyla popülerlik kazandı. O günden bugüne neredeyse herkes her hangi bir sosyal ağda hesap oluşturdu. Başlarda küçük meraklı bir kitleye hitap eden sosyal ağlar artık her yaştan insana hitap eder hale geldi. İnternet erişiminin kolaylaşması ile sosyal ağlar hayatımızın önemli bir parçası haline geldi. Artık son haberleri bu sosyal ağlardan öğreniyoruz, arkadaşlarımızın tatilde ne yaptıklarını ilk bu ağlardan görüyoruz. Evet sosyal ağların bize faydası olabilir fakat azımsanamayacak derecede zarar da vermekte.Sosyal Ağ istatistik

BİLGİ ÇAĞI

Girişte de bahsettiğim gibi sosyal ağlar son haberleri hızlıca almak için uygun bir ortam. Bu ağlarda yoğun bir bilgi akışı olmakta fakat bu bilgilerin ne kadarı doğru? Sosyal ağlar sayesinde bilgi o kadar hızlı topluma iletiliyor ki bu bilginin doğrulanmasına fırsat kalmıyor. Ayrıca pek çok asılsız, uydurma, yalan bilgi de sosyal ağlarda dolaşmakta. Burada iş kullanıcıya düşüyor. Kullanıcı okuduğu bilginin doğruluğundan emin olmalı, sosyal ağlardaki bilgi çöplüğünde kaybolmamalı.

YENİ NESİL BAĞIMLILIK

Sosyal ağların belki de en kötü yönü oluşturduğu bağımlılık. Kişi her an sosyal ağları kontrol etme ihtiyacı içinde bulunuyor. Yaptığı her şeyi bu ağlarda paylaşıyor ve bu paylaşımlarının beğenilmesini bekliyor. Paylaşımları beklediği ilgiyi görmezse diye kaygılanıyor. Araştırmalar sosyal ağları etkin bir şekilde kullanan insanların kullanmayanlara kıyasla daha mutsuz olduğunu gösteriyor. Bunun sebeplerinden biri bahsettiğim beğenilme kaygısı iken diğeri ise başka kişilerin paylaştıklarından yola çıkarak onların yaşamları ile kendi yaşamını kıyaslamadır. Kişi başka kişileri çok mutlu zanneder ve kendi de sosyal ağlarda mutlu görünmeye çalışır. Aynı zamanda beğenilme kaygısı güttüklerinden hem sosyal ağlarda hem de gerçek hayatta narsist bir eğilim gösterirler. Ayrıca bizzat Facebook tarafından kullanıcılarının haberi olmadan yapılmış bir deney de bulunmakta. Ne kadar hiçbir kullanıcı böyle bir deneyin yapılmış olmasından memnun olmasa da Facebook’un bunu yapmaya yetkisi var ve bu yetkiyi üye olurken sözleşmede biz veriyoruz. Deneyde bazı kullanıcıların ana sayfasında çoğunlukla olumsuz gönderiler gösterilirken diğer kullanıcılara ağırlıklı olumlu gönderiler gönderildi. Bunun sonucunda olumlu gönderiler gören kullanıcılar olumlu paylaşımlar yaparken olumsuz gönderilere maruz kalan kullanıcılar olumsuz gönderiler paylaştı. Bu da sosyal ağların psikolojimizde önemli etkisi olduğunu ortaya koyuyor. Yani kısaca diyebiliriz ki sosyal ağ bağımlılığı kişinin psikolojisinde olumsuz bir etki oluşturmaktadır.

SOSYAL ASOSYALLİK

Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar an itibariyle pek çok asosyal kişinin kendilerini göstermeye çabaladığı bir sahneye dönüşmüş durumda. Gerçek hayatında asosyal olan kullanıcılar bu eksikliğini sosyal ağlarda gidermeye çalışıyorlar. Fakat bu işleri daha fazla çıkmaza sokmakta. Sosyal ağ bağımlısı olan asosyal kullanıcı gerçek hayatında sosyalleşemediği gibi önceki paragrafta bahsettiğim narsisizm, kendi hayatını fazla sıradan bulma gibi psikolojik sorunlarla da mücadele etmek zorunda kalıyor.

MUTLUYUZ

Sosyal ağların büyük problemlerinden biri de insanların mutlu görünme çabasıdır. Bilinçsiz kullanıcıların birbirlerine hava atması, ben daha mutluyum görüntüsü vermeye çabası sosyal ağlarda psikolojik açıdan olumsuz bir ortam oluşturmaktadır. Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi kişi sadece mutlu görünmeye çalışır ama aslında mutlu değildir çünkü başkalarının mutlu görünmesine aldanıp kendini çok mutsuz sanar.Sosyal ağ Türkiye istatistik

PEKİ ARTILARI?

Bu kadar olumsuz yönünü saymamıza rağmen sosyal ağlar bilinçli kullanıldıklarında faydalı araçlara dönüşebilirler. Yazının başında da bahsettiğim gibi sosyal ağlar sayesinde en güncel haberlere ulaşmamız saniyeler sürüyor. Dünyanın diğer ucundaki gelişmeleri sosyal ağlar sayesinde herkesten önce öğreniyoruz. Sosyal ağlar dışındaki hiçbir araç bilgiyi bir topluluğa bu kadar hızlı dağıtamaz.

HIZLI İLETİŞİM

Sosyal ağlar sayesinde dünyanın öbür ucundan haber aldığımız gibi dünyanın öbür ucundaki kişiler ile tanışabilir, arkadaş olabiliriz. Bunu sosyal ağların her yeri kapsamasına borçluyuz. Örneğin Facebook birkaç önemli şirket ile çalışarak internetin olmadığı yerlere internet sağlamaya çalışıyor. Proje sayesinde bu bölgelerde yaşayan kişilere bilgi sağlandığı gibi onlarla iletişim kurmamız da sağlanıyor. Daha küçük ölçekli düşünürsek sosyal ağlar sayesinde şehir dışında yaşayan akrabalarımız, arkadaşlarımız ile iletişim kurabiliyoruz; yeni doğmuş kuzenimizin fotoğraflarını anında görebiliyoruz.

İŞ ve REKLAM

Kullanıcıyı çok ilgilendirmeyen bir fayda olsa da reklam vermek isteyenler için en güzel ortamlardan biri sosyal ağlardır. Sosyal ağların kurdukları reklam mantığında kullanıcının oluşturduğu profil temel alınır ve kullanıcıya ağırlıklı olarak ilgisini çekebilecek reklamlar gösterilir. Bu sayede reklam veren istediği hedef kitleyi seçip tam olarak hedef kitleye reklamını gösterebilir. Böylece hem reklam masrafını azaltır hem de yaptığı reklamın daha etkili olmasını sağlar. Aynı zamanda kullanıcı ilgisini çekmeyen reklamlar yerine ihtiyacı olan veya sahip olmak istediği ürünlerin, hizmetlerin reklamını görür.

Sosyal ağların herhangi bir sınırı yok, her türde sosyal ağ bulmak mümkün. LinkedIn gibi iş odaklı sosyal ağlar iş veren ile iş arayanı buluşturuyor. Bu sayede iş veren tam istediği elemanı bulurken iş arayan da tam kendine uygun işi buluyor.

SONUÇ

Her şey gibi sosyal ağların da fazlası oldukça zararlı. Bilinçli kullanılmadığı takdirde artıları eksilerinin yanında oldukça zayıf kalıyor. Fakat bilinçli kullanıldığı takdirde sosyal ağların bize sunduğu harika imkanlar var. Maalesef ülkemizde sosyal ağları bilinçli kullanan kişi sayısı çok az ve bu kullanıcıların çoğu yazımda bahsettiğim sorunları yaşamakta. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki her şeyin fazlası zarar olduğu gibi sosyal ağlar da fazla ve bilinçsiz kullanıldıklarında insana önemli ölçüde zarar vermektedirler ancak doğru kullanımda hayatımızı kolaylaştırabilirler.

Sizin Düşünceniz?

Sosyal Ağlarda Paylaş

Berkay Eren Ürün

Bilimi, sporu, tarihi ve teknolojiyi çok seven biri. Animasyona ve donanımlara özel bir ilgisi var.

“Sosyal Ağların Hayatımıza Etkileri” üzerine 4 yorum

  1. Ali Emre Aydoğmuş dedi ki:

    Katılıyorum, öyle bir toplum öyle bir hale geldi ki, Mr. Robot izleyip durum güncellemesini “fsociety” yapar oldu. Güzel bir noktaya değinmişsiniz, tebrikler.

  2. Anonim dedi ki:

    Cidden avantajlari da var ama durmadan bildirim, beğeni kontrol eden tipler durumu en kötü olanlar. Faydalı paylaşımlar yapmak icin ve beğendiği içeriği paylasmak icin kullanılsa güzel olacak ama artik bizim millet sosyaledyayi gercek hayati olarak görüyor.

  3. Ziyaretçi dedi ki:

    Google+ hem dünya geneli hem de Türkiye’de çok fazla kullanılıyor demişsiniz grafikte. Ama hemen her gmail açan kişinin google+’sı olduğu için fazla görünüyor bence. aktif olarak kullanan kisi sayısı o kadar değildir.

    1. B.Eren Ürün dedi ki:

      Haklısınız. Türkiye’den çoğu kullanıcının Google+’ın ne olduğu hakkında bir fikri yok. Fakat farklı Google servislerinden dolayı neredeyse herkesin Google+ hesabı var. Ancak daha önce belirttiğimiz gibi Google+ artık ayrı bir servis. Yani bundan sonra her Gmail hesabının Google+ hesabı olmayacak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sosyal Ağların Hayatımıza Etkileri

4